Ali YILDIRIM
Kitap daha çok Çanakkale Savaşı olmak üzere cephede ve cephe gerisinde mücadele eden Türk kadınlarını anlatıyor. Bu kadınlar kah keskin nişancılık, kah hemşirelik yapan gerçek kadınlar olabildiği gibi, bazıları hayali kahramanlar olarak çıkyor karşımıza. Bazıları yazıları ve şiirleri ile kitaba girmiş durumda. Kitap derleme bir eser.

Kitabın en çarpıcı unsuru hiç kuşkusuz Çanakkale savaşında yer alan keskin nişancı Türk kadınları. Kitapta bu yiğit kadınların üçünden bahsediliyor.

Keskin nişancı Türk kadınlarının hikayeleri dışında, Nezahat Onbaşı’nın ve Safiye Hüseyin Elbi’nin samimi hikayeleri de çok ilgimi çekti. Albay babası ile cepheden cepheye koşan sekiz yaşındaki küçük bir kız olan Nezahat Onbaşı zaten başlı başına bir roman konusu olabilir. Kendisinden ve küçük yaştaki kahramanlıklarından meclis kürsüsünde bahsedilmesi ama daha sonra madalya verilmesinin bile unutulması bu hikayeyi ironik bir hale getiriyor.

İlk Türk hemşiresi olan Safiye Hüseyin Elbi’nin anlattıkları ise savaşın acı yüzünü gösteriyor. Dost düşman ayırmadan yaralılara tedavi etmeye çalışmış Safiye Hüseyin ve ne yazık ki yüzlercesinin ölümüne şahit olmuş. Şu tespiti ise yürek acıtıyor: “...Hepsi kendi dilleri ile ekseriya tek bir kelime sayıklarlardı, Anne!”

Geçenlerde Safiye Hüseyin’in hayatını anlatan yeni bir kitabın (Çanakkale'nin Kadın Kahramanı Safiye Hüseyin – İsmail Bilgin – Timaş Yayınları) çıktığını gördüm sevindim.