ilkersarica
"Elif mi noktadan, Nokta mı Elif'ten? Bu ne zaman oldu? Nokta nedir? Elif nedir?" <br />Çok basit bir ifade ile "Kanat Takıp Uçmak..." Amak-ı Hayal varlık, madde ve manaya bakış açısıyla insanı alıp götürüyor. Okurken hayal kuruyorsunuz; "gerçekten Aynalı Baba var mı ve varsa mutlaka onunla tanışmalı, sohbet etmeliyim" diye. Leyla'sız Mecnûnlar'ın sonunda, aynalı Baba'dan duyduğunuz "ona mecnun mu denilir ki onun leyla'sı <br />yeni bir cilve-i şevket ile mevla olmuş" beyitiyle tamamen maddeden soyutlanıyorsunuz. <br />Ben böyle hissettim. Sizler ne hissedersiniz bilemem...