KY-323737
Tarık Buğra'nın yazarlık kariyerini bilerek okumaya başladım kitabı. Ama ne var ki hayretlere düştüm. Çünkü kitap o kadar çok tekrarla dolu ki aynı cümleyi defalarca okumaktan sıkıldım. Dahası "anarşist deha" olarak öne çıkan "İhtiyar" karakterinin hiçbir dahiyane işini detaylarıyla görme şansına sahip olamıyorsunuz. Bütün olaylar "ihtiyar" çevresinde dönüyor. Kitabın başından sonuna kadar onun ne kadar mendebur biri olduğundan başka çok ciddi bir detay öğrenemiyorsunuz. Bir de dönem olaylarını ve eylemlerini anlatırken yazar çok acele ediyor. Dolayısıyla bir olayı en fazla bir sayfada anlatmış oluyor. Geriye kalıyor tekrarlar ... Bunlar olumsuz eleştirilerden sadece birkaçı...

Bunun yanında kitabın yazıldığı döneme baktığımızda 75-81 aralığı olabileceğini çıkartabiliyoruz. Yani Türkiye'nin en çalkantılı dönemlerinden biri. Bu dönemde yazarın daha çok mesaj kaygısıyla bu kitabı yazdığını düşünüyorum. Yine o dönemde derin devlet bilgisinin ya da sezgisinin bu kadar iyi olması da takdir edilmeli ...