Server Bedi
Puslu Kıtalar Atlası'nı okurken içine düştüğüm neden felsefeye bu kadar yabancıyım buhranı A-mat ile daha derinleşti. Kitabı okurken çok okuyorum derken aslında hiç okumadığımı, çok biliyorum derken aslında hiçbirşey bilmediğimi fakettim. Bir metafor yağmuruna tutuyor okuru Anar. Ayrıntılarda gizli göndermeleri yakalamak ise tamamen bildiklerimizle bağlantılı. Heyecanla peşpeşe okunan sayfalarda gözden kaçan ayrıntıları yakalamak için tekrar tekrar okunması gerek bence. Denizcilik terimlerinde ise zaten olayın gelişiminden ne demek istendiği anlaşılsa da İnternet'in bize sunduğu nimetlerden faydalanıp çok kolay bir şekilde denizcilik terimlerini çıktı alıp kitap arasına koyabilir isteyen. Bu kitap, kitap okumanın zevkini en doruklarda tattığım bir kitap oldu. Bittikten sonra kafamda oluşan bazı sorularla ilgili cevapları araştırıp öğrendiğimde ise kitap farklı boyutlara taşındı birden. Zaten kitap sırf Amat adlı bir kalyonun seferi diye okunursa anlaşılmadan okunmuş olur bence. Uzun İhsan Efendimizin bence en muhteşem kitabı. İçindeki her bir karakter başlı başına bir roman konusu olacak kadar ilgi çekici. Ve son olarak eklenmesi gereken tek şey var ki "Emilio Santos Ölmemeliydi."...