arnavutbaki
yaşamı boyunca aşk ve nefret ikileminde bağlı olduğu prag şehrinden kopamayan, şimdilerde müze haline getirilen tek odalı küçük prag tarzı evinde kendini yalnızlığa mahkum eden, maalesef yengeç burcu olan, yüzü ne aşkta ne de aile hayatında gülen, babası ile sorunlarını bir türlü çözemeyen, hep korkan ve bu korkuyla yaşamaya çalışan,buna karşın muhteşem kitaplar yazan, yıllarca felice bauer'le nişanlı kalan ve bu nişanlılık sürecinde tipik bir yengeç burcu erkeği gibi davranarak gizli aşklar yaşayan hatta bu aşklardan birinden bir de erkek çocuk sahibi olan ancak mektupları dışında hiçbir eserinde yer vermediği çocuğunu 9 yaşında hastalıktan kaybeden, çevirmen milena jesenka ile tutkulu bir aşk yaşayan ancak ölümünden çok kısa bir süre önce dora dymant ile evlenen, dünyanın hem en yalnız hem de en çok acı çeken adamı...