KY-323737
Kitabın başlarında dehşetle irkildim. Hani "nerede o eski zamanlar" ya da "insanlar iyice çığrından çıkmış" ifadeleri ve düşünme kalıplarının tersine zamaneye şükrettiren olaylar zinciri idi benim dehşete düşmeme neden olan ...

Bunun yanında kafama da pek çok soru takıldı:
Osmanlı'da -özellikle payitahtta- sandığımız kadar da huzurlu; istihbarat sisteminin zayıf; padişahın arka planda "en son babalar duyar" ifadesinin mahkumu; yeniçerinin ve saraylının para hırsından tamamen insandışı bir varlık; olup olmadığı gibi pek çok soru ...
Eğer İskener Pala'nın girişte okuyucuyla paylaştığı bölümdeki anlatı romanın bir parçası değilse oturup tarihçilerin Osmanlı tarihini yeniden yazması gerekebilir. Bu da kitabı başlı başına çekici kılan unsurdu bana göre ...