KY-323737
Çok az kitabı kütüphaneme eklediğim için pişman olmuşumdur. Bab-ı Esrar bu kitaplardan biri. Niye mi?

Öncelikle Ahmet Ümit gibi kendi aleminde bir polisiye yazarının tasavvuf anlatıcılığına soyunması yanlıştı. Dolayısıyla eline yüzüne bulaştırdı: Tanrı baba, İsa'nın Tanrısı , insan aslında Tanrı olmak ister gibi ifadeler mevlevilik tarafından hiç de hoş karşılanmayan ifadeler. Dahası, kendi yeryüzü cennetini ortaya koymak için İslam dünyasının metafiziksel öğelerini kullanması da etik değildi doğrusu. Dahası, önceden yaşanmış olayları kendi kafasında -tamamen saptırarak- yeniden yorumlaması hem tarihe hem de kültürümüze ihanetti. Kitabın sonundaki kaynakça bölümüne de baktım. Oradaki eserlerin bir kısmını ben de okudum. Söyleyebileceğim tek şey var. Ahmet Ümit ya bu kitapları okumamış ya da ne dediklerini anlayamamış.

Artıları yok muydu? Vardı elbette. Herşeyden önce kurgu sürükleyiciydi. Ama tamamen kurgusal olsaydı keşke. Böylelikle yukarıdaki olumsuz eleştirleri yazmamış olurdum.