Herkesin bir hayatı vardır. Yaşarken bir çevre ediniriz. İnsanın yapısı gereği, bu doğal bir olaydır. Fakat ne acıdır ki onlarla -çevremizdeki insanlarla- yaşarken, biz sadece kendi açımızdan onları eleştiririz. Ve biliyoruz ki herkesin çevresindeki bu insanlar toplumun küçük bireyleridir. Herkesin çevresindeki bu bireyler, toplumun ta kendisini oluşturur. Kendi açımızdan arkadaş seçimini yaparken, bize olan iyi ve kötü alışkanlıklarını baz alırız. Ama bu kişilerin topluma olan etkisini, yani bizden başkasına olan etkisini pek düşünmeyiz. Çünkü ‘ben’ düşüncesi, her insanın ilk düşündüğü kavrandır. Onların bize kazandırdıkları/kaybettirdikleri, sadece bize etki eder. Dışarıdan başka birisinin gözüylü bakıldığında ise durum daha da başkadır... “Niye bu şekilde bir başlangıç yaptın?” diye soranlara cevabım az sonra geliyor... Ayşe Kulin’in okuduğum bu kitabı da böyle bir yapıya sahip. Çevremizdeki bireylerin hayatından kesitler... O kesitler ki, herkesin alması gereken bir ders var. Kitap, kısa hikayelerden oluşan, okuyanı sıkmayan, yalın bir dille yazılmış, güncel olaylardan oluşan güzel bir eser... Beğenerek okuduğum ve herkesin severek okuyacağını sandığım hoş bir kitap. Saygılarımla...