aksu2000
Kitap tam bir tarih kokuyor. Kitabın özetine gelince; 1900’lü yılların başıydı ve artık Osmanlı toprakları yumuşamış bisküvi gibi dağılmaya başlamış ülke açlığın ve sefaletinde eşiğine gelmişti. Çakır Ağanın yaşça kendisinden çok küçük olan dayısı üniversitede okurken patlak veren Balkan Savaşlarına katılmış vatan toprağını sonuna kadar canla başla savunmuş sağlığına yenik düşerek memleketine geri dönmüştü.. Hasan… Çakır Ağanın sorumsuz kardeşi. Tepside çengi oynatan, ayyaş, işsiz-güçsüz arkadaşlarıyla İstanbul’da randevu evinden çıkmayan aman evlerden uzak dediğimiz bir karakter.. Zaten ailenin sonunu getiren de o olacak. Şahika ile Feraye, Çakır Ağanın iki göz bebeği, Şahika’yı annesinin tenkitleri nedeniyle okuldan almak zorunda kalmıştı. Hasan,randevu evinde tanıştığı Dilber kadınla sevişmekten başka bir şey düşünmeyenler. Dilber’in aşkı ve tutkusu Hasan’ın gözlerini kör etmiş artık ondan başka bir şey düşünemez hale gelmişti. Bir diğer aşk hikayesi de Cemal ile Gülfem’indi.