....EsiLa ...
Erguvan mevsimi olduğunu unutmuştum. Nisan sonu, Mayıs başı geldi mi, Beylerbeyi Korusu’ndaki eski ahşap köşke erguvan seyretmeye giderdik. Orası, babamın en çok sevdiği ama en az kullandığımız evdi. Koruluğun tepesine doğruydu. Yeri çok ücraydı, yolu çok sapaydı. Annem benim okulumun uzaklığını, evin bakımsız ve rutubetli oluşunu, oldukça serin geçen nisan günlerinde iyi ısınmamasını, çevrenin yalnızlığını bahane eder, babamın ısrarlarına dayanamayıp gittiğimizde de hemen dönmek isterdi


yazarın son derece akıcı bir dili var...kesinlikle okumanızı tavsiye ederim..benim gib eski zamanlara özlem duyanlardansanız, geçmişin perdelerini heyecanla aralamaktan hoşlananlardansanız şiddetle tavsiye ederim... çünkü okuduğunuz her cümle sizi de kendi geçmişinize götürecek tıpkı hüzünlü mavi bir akşamı kucaklayan kızıl gökyüzü gibi...