21mithrandir
Üstat
Sanırım yanılmıyorsam Lustbader'in bu kitabın sonrasında Bourne serisi olarak 2 farklı romanı daha var herhalde yazar o 2 kitaplarında da ne yaptığının ve ne yazdığının farkında değildir daha doğrusu nasıl bir işle uğraştığının ne kadar önemli bir seriye devam ettiğinin farkında değildir.Her ne kadar Robert Ludlum'un en yakın arkadaşı olunsada hatta Ludlum'un vasiyeti üzerine bu seriye devam edilsede bence edilmemesi gerektiğini bilmesi lazım diye düşünüyorum,Lustbader zaten sonuçta bir kaç tane samuray romanı yazmış tam olarak tarzını anlamadığım sallarsın kalemi gerisi imza gibi gelir şeklinde bir yazar diye düşünmekteyim.Bana göre seriye o kadar basit şekilde devam etmişki hatta bazı yerlerde Mark Winegardner 'in "Baba" serisine devam ettiği romanları bile daha iyi geldi düşünün artık.Bourne Mirası'ndan edindiğim kötü izlenimden sonra fikir sahibi olabilmek için tabiki de Bourne saygısından okuduğum romandı,romanın içinde Türkiye'yede geliniyor ama başka romanlarda başka dillere laf atılınca bana normal gelen sözler bu romanda kendi dilimize söylenince beni bayağı bir sinirlendirdi mesela Türkçe'mize domuz hırıltısı tarzında söylemler olması.Okumayınca ne Bourne'den birşeyler kaybedebileceğimiz nede casusluk romanları dalında eksikler olabileceği kalitede bir roman.Lustbader lütfen rahat bırak da Bourne'u bari, bu yaşından sonra ailesi ve çocukları ile mutlu yaşayabilsin.