ikoc
Kitapkurdu
Jude ve Sue karakterlerinin kiliseye, toplumsal gelenek ve göreneklere başlattıkları savaş, bir varoluş zaferi olacakken -ironik bir şekilde ters teperek- varolamayış trajedisi olarak karşımıza çıkıyor. Hikaye, yayımlandığı çağın koşullarına göre, evlilik kurumu ve cinsel ilişkileri ele alış yönünden tabuları yıkan, cesur, sert ve hatta "tutarlı" bir düşünsel temelde ilerlerken son bölüm olan 6.bölümde herşey Sofoklesvâri bir Yunan Tragedyasına dönüşüyor.. Dönem romanlarının bir çoğunda gözlemlediğim bu türden rastlantısallık ve melodramik unsurlar ana hikayeyi gerçeklik düzleminden kopararak canımı sıkıyor.. Hardy kendisi gibi bir taş ustası olan Jude karakterinin yaptığı işten mülhem romanın kurgusunu da Proust'un o enfes deyimiyle "taş ustası geometrisi" ile inşa ediyor.. Ben çok sevdim, tavsiye ederim.