ikoc
Kitapkurdu
J.L.Borges der ki; "Bir Dostoyevski kitabı okumak, bilmediğimiz muazzam bir şehre girmek, bir savaşın gölgesine tanık olmak gibidir.." Beyaz Geceler tam da bu ifadelere denk düşen bir kitap.. Zira Dosto'nun diğer kitaplarına nazaran lirik bir üslupla kaleme aldığı çok çok naif bir öykü.. St. Petersburg'un -ki görmeyi en çok istediğim şehirlerin başında geliyor- kasvetli ve beyaz gecelerinde isimsiz bir "hayalperestin" ağzından yalnızlığı ve karşılıksız aşkı dinlediğimiz dört gece ve bir sabahlık yalın ama sarsıcı bir öykü.. Kitabın finali, hayata, aşka, ihanete ve kadın psikolojisine düşülmüş çarpıcı bir şerh.. Aşk.. sonun hep mi yalnızlığa çıkar?? Ps. : Paralel okuma/ Luchino Visconti 1957 yılında Beyaz Geceler'i filme uyarladı. Tavsiye ederim