Kitap bir büyükannenin kızının ölümünden sonra yetiştirdiği torununa yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kendisinin ve kızının yaşamlarında gizli kalmış noktaları anlatıyor mektuplarında.
Mektuplar
Bu mektupları okurken bir kadının yanlışları ile doğruları ile yaşamını göreceksiniz. Zincir halkaları gibi çakışan ve birbirlerinden etkilenen yaşamları… Engellenmiş bir çocukluğu… Düşünen etrafındaki her şeyi analiz ederek hayatın anlamını arayan bir kadını… Çevrenin sınırladığı bir kalıba girmek istemeyen ama bir türlü bunu başaramayan bir kişiliği... Suçluluk duygusuyla, özgüven eksikliği nedeniyle kullanılmış olduğunu düşünen sindirilmiş bir anneyi… Kırılgan, duyarlı, alçak gönüllü, bir büyük anneyi... Çocuk, genç kız, kadın, anne, büyükanne… Bu evrimi bir bütün olarak örme şansınız olacak bu kitabı okurken.
Büyükannenin bu mektupları yazmaktaki amacı; tüm yaşamı boyunca edinmiş olduğu tecrübelerini, torununa yol göstermesi için sunmak. Kendisinin toplumun belirlediği kalıba girerek nasıl mutsuz bir yaşam sürdüğünü nasıl hatalar yaptığını anlatıyor mektularında.
Mutlu olmanın iki anahtarını sunuyor: Çevrenin kendisini yönetmesine izin vermemek ve yaşamını kendini mutlu hissedecek şekilde kendi yönetiminde tutmak. Doğruyu ve yanlışı ayırt etmek için “yüreğinin sesini dinle “ diyor büyükanne.
Çevre konusunda torununu tekrar uyarıyor, bu kez kızını örnek vererek. Çevrenin sınırlarını aşmak isteyen ama temelinde yine toplumun değerlerini barındıran kızın davranışlarını anlatıyor ve torunun dikkatini bu ince çizgiye çekiyor. Kızının çevrenin değerlerinden kaçışının, onlara karşı isyanının ve onları çiğnemek için duyduğu arzunun temelindeki çevre kompleksini göstermeye çalışıyor. Kızının çevrenin değerlerinden kurtuldum zannederken aslında çevreye ne kadar bağımlı hareket ettiği gerçeğini anlamasını istiyor torununun.
Kızının ve kendi yaşamından örnekler vererek topluma bağımlılığın farklı şekillerini gösteriyor büyükanne mektuplarında ve bu tuzaklara dikkatini çekiyor torununun. İçindeki sesin bunlardan arındırılması gerekliliğinin altını çiziyor bir anlamda, yüreğinin sesini, bunlardan ayırt etmesi mesajını veriyor.
Sonuç
Yürek hep doğru söyler mi? Bu sorunun cevabı gizlenmiş bu kitapta. Büyükannenin mesajlarında gizlenmiş.
Büyükannenin sessizce fısıldadığı gibi… Eğer bizi sınırlandıran, toplumun etkisiyle oluşan içimizden yükselen seslerle, yüreğimizin ta derinliklerinden gelen sesi ayırt edebilirsek “evet” sorunun cevabı.