Necmi Çoban
Ahmet Hamdi TANPINAR'ın başyapıtı olarak anılan Huzur 1948'de Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlandıktan bir buçuk yıl sonra yazarın eklediği bir bölüm, çeşitli karakterler ve elden geçirilen diğer üç bölümle birlikte kitap formuna girmiş. İhsan, Nuran, Suad ve Mümtaz isimlerinden oluşan bölüm adları ismini aldıkları kişiler üzerinde yoğunlaşarak konuyu aktarıyor. Yazar ilk bölümde bulunulan zamanı işlerken ikinci bölümde iki yıl öncesine giderek Nuran-Mümtaz aşkının başlangıç ve gelişme seyrini anlatmış. Üçüncü bölümde ise bir önceki yılda ilişkinin sonuçlanması ve bu noktada önemli bir yeri olan Suad işlenmiş. Son bölümde ise tekrar bulunulan yıla dönülerek Mümtaz'ın zorlu iç muhasebesi ile hayatı seçmesi ele alınmış. Kitap öncelikle bir başyapıta yakışmayacak derecede süründürücü. Sürekli olarak elinizden bırakmak ihtiyacı hissediyorsunuz. Daha sonra konu öyle çok da ahım şahım değil. Aslında sadece sonu ile elle tutulur bir yanı var desem yanlış bilgi vermiş olmam. Bir de eserin daha önce yazılıp sonra elden geçirilmesi de okurken kendini ele veriyor. Zaten YKY kitabın sonuna tefrika ile kitap arasındaki farkları vermiş. Böylece ortaya karşılaştırma yapmak için de kaynak çıkmış. Kısaca özetlemek gerekirse bende eskilerin deyimi ile sükut-u hayal uyandırdı Huzur. Okurken de hiç huzur duyamadım.