ismail_atan
Şahbaba okuduğum tarihi kitaplar arasında en hoşuma gidenlerden birisi. Cani, katil ve soyguncu denen bir insanın nasıl vatanına bağlı ailesine bağlı bir insan olduğunu üzülerek anladım .Onun hakkında şimdiye değin duyduğum yalanların birer karalamadan öteye geçemediğini anladım.

Bir kaç yıl önceye kadar Osmanlı padişahlarının birer vatan haini olduğu kanısındaydım ama Murat Bardakçının be eseri beni yanılgımdan kesinkes döndürdü. Öyle ki kitapın kapağında Sultan Vahdeddin'in o hüzünlü resmini gördükçe daha önceki düşüncelerim için binlerce kez ondan özür diledim. Sürgünde öldüğü zaman tam bir ay naaşının haczedilmesi göz yaşlarımın akmasına sebep oldu.

Sürgünde çektiği çileler, ve namusluluğu yüzünden hazineden tek kuruşa dokunmayan bir insanın cenazesine bile saygısızlık yapılmış. Ne kadar acı bir durum. Fakat aklıma takılan bir soru var.Ulu Önder Atatürk Sultan Vahdeddin vefat ettiği zaman haberini alınca "Öok namuslu bir adamı kaybettik. İsteseydi Osmanlı hazinesinin hepsini götürebilirdi." demişti. Bu gerçek bilinmesine rağmen Sultan Vahdeddin'in cenazesi niçin uğruna Çile çektiği vatanına getirilmemiştir bunu merak ediyorum.

Tarihimizi malesef yanlış kaynaklardan öğreniyoruz. Murat bardakçı'dan ricam eğer sesimi duyarsa hakkında en çok eser yazılmış padişah olan Sultan Abdülhamid han'ın da böyle bir eserle aklanmasını canı gönülden istiyorum ve kendisine bizim gibileri büyük bir yanılgıdan kurtardığı için teşekkür ediyorum...