eryılmaz
Sunuş ve yayıncının açıklamasında da belirtildiği gibi henüz tamamlanmamış bir kitaba nasıl bir (olumsuz) yorum yapılabilir ki. Adı üstünde henüz bitirilememiş.Ne yalan söyleyeyim, iki defa okudum, çocuğun emdiği keçi boynuzundaki tadı alamadım. Kitaptan bende kalanlar; birkaç beylik sözün yanısıra, biraz Cezayir’i gördüm Fransa’nın güdümünde değişik ırk ve inançlardan insanların bir aradayken ayrı ayrı yaşadığı. Savaşın yürekleri nasıl soldurduğunu ve katılaştırdığını gördüm. Bir anne vardı gördüğüm az konuşan, çok çalışan. Yıllar sonra oğlunu babasının mezarını bulmaya yönlendiren. Babasının mezarını bulduğunda hayrete düşen oğul (Jasgue) vardı. Oğul kırk yaşında, baba yirmi dokuz yaşında! Nasıl hayrete düşülmez ki? Bir eğitimci olarak bu kitabın bendeki en büyük izi, ilkokul (sınıf) öğretmeni Mösyö Germain’in, sınıfında başarılı bulduğu dört fakir öğrenciyi Liseye burslu göndermek için göstermiş olduğu çabalardır. Ne mutlu öyle öğretmenlere… 24.09.2018