pinarbuyukkara
Mevlana'nın içsel dünyasını, duygu ve gerçeklik içerisinde, bu kadar yoğun ve sevgiyle harmanlanmış şekilde yansıtan "Sevginin Yolu", okuyucuyu, Celaleddin'in babasının izinden medresede yükselişinden, aradığı gerçekliği en nihayetinde keşfedişine kadar olan hayat hikayesi hakkında çok başarılı bir şekilde bilgilendiriyor. Karakterler adeta kendi hayatımızın bir parçasıymış gibi hikayeleriyle yüreğimizi yakıyorlar, tanrısal gerçeğin izinde bizim de sürüklenmemizi sağlıyorlar. Mevlana'nın ruhsal yolculuğunun en başından sonuna kadar geçen çizgi içerisinde Şems ve Celaleddin'in ilişkilerine farklı bir bakışla değinen yazar, Mevlana'nın çevresiyle olan ilişkisini de tüm gelgitleriyle yansıtıyor. Sufiliğe, Mevlana'ya, İslam Felsefesi'ne, dinler tarihine, mevleviliğe ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Yazarın akıcı ve yalın anlatımı tarihin gizli gerçeklerini göz önüne sererken bir masal ortamında gezer gibi okumamızı sağlıyor. Konuyla ilgili bir çok kitapta olduğu gibi ağdalı ve ağır anlatımdan çok uzak, bizleri, sayfaları çevirdikçe daha çok heyecana ve hayrete düşüren Sevginin Yolu bu anlamda da okuyucuyu memnun ediyor.