Burak Altunsoy
bu kitabı okuduğumda, bazen kendimi sarayda; padişahın karşısında, bazen hamamda; isyan planları yapanların arasında, bazen de eşinin katilinin peşine düşen bir adamın yanında;pazarda koşarken hissettim. osmanlı nın bir dönemine canlı canlı tanık oldum. tarihin, lisede öğrendiğim"3.ahmet zamanında lale devri yaşanmış ve patrona halil ayaklanmasıyla son bulmuştur" gibi olmadığını anladım. nedenlerini öğrendim, halkın içine girdim, saraydan baktım, yaşadım. isyanı gördüm, sarayın çaresizliğini de. yaşadım. yaşattı bunları bana iskender pala. 466 sayfada, beni bir dönemin içine soktu bu usta kalem. gezdirdi osmanlı nın kahvehanelerinde, külhanlarında, lalezarlarında,sarayında.

bir solukta okudum bu kitabı. kurgusu, akıcılığı şahaneydi. okuduğum ender kitaplardandı. belki de bir tarih öğrencisi ve osmanlı hayranı olmamdan kaynaklanıyor kitabı bu kadar sevmem. bilmiyorum. bilmekte istemiyorum zaten. okudum ve hayran kaldım. esase pişmada oldum kitabı buradan almadığım için: iskender pala imzalı bir katre-i matem eminim kütüphanemin baştacı olurdu. neyse, lafı uzatmayayım; alın bu kitabı dostlar. okuyun. bir döneme tanıklık edin. yaşayın.

iskender pala'yı "kıyam"da alkışlıyorum.