Uyuyanokur
Kitapkurdu
atranç, bu zamana kadar okuduğum Zweig kitapları arasında en beğendiğim oldu, bunda ölmeden önce yazdığı birkaç öyküden biri olmasının da payı vardır sanırım. Kitapta ikinci dünya savaşında Avusturya'yı işgal eden Gestapo'nun bazı gizli bilgileri elde edebilmek için işkence ettiği bir doktorun hikâyesine tanık oluyoruz. İşkence olarak pek çok kişiye yaptığı gibi toplama kamplarına gönderilmeyen, bunun yerine psikolojik olarak işkence yapılan varlıklı kimselerden olan doktorun, bu zorlu süreçte çaldığı bir kitap sayesinde ruh sağlığını korumaya çalışmasını ama sonuç olarak kitaptaki şeyi yani satranç oynunu saplantı haline getirmesini okuyoruz. Ben kitapta savaşın dehşetini iliklerime kadar hissettim. Şüphesiz bunda yazarın umutsuz ve melankolik zamanlarında, intiharından önce bu kitabı yazmasının büyük payı var. Bir çırpıda okunacak ama bir çırpıda sindirelemeyecek bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.