Leyla&Mecnun hikayesinin Fuzuli'nin kaleminden yazıldığı el yazması kitabın "birinci kahraman" olduğu roman, bu yönüyle ilginç. Divan Edebiyatı uzmanı olan Prof. Dr. İskender Öksüz, bu kitabı ile pekçok okuru Divan Edebiyatı'nın kapısından içeri alıyor. Eserdeki en başarılı bölümler L&M divanının kitab olarak hazırlanmasını anlattığı satırlar ile Kanuni dönemi divan edebiyatı, o dönemin saray hayatı; yazarın uzmanlık nesnelerinin el yazması kitablar, divan şairleri olduğu gözönüne alınır normal bir durum bu. Divan edebiyatının hayattan kopuk olduğu şeklindeki genel-geçer ve haksız yargıyı kırma çabasında yazarın oldukça başarılı olduğu söylenebilir. Gelelim kitabın "roman" olarak anlamına:işte burada biraz duralım. İskender Pala'nın "roman yazarı" olarak başarılı olduğunu söylemek imkansız. Roman konusu güya "aşk", Tanzimat fermanından, BC koduyla sunulan masonik bir teşekküle; Babil'in asma bahçelerinden aslı yok "Uzay Araştırmaları"na ( yazar galiba UFO hikayelerine oldukça inanmış ); Hürrem Sultan'dan, Rüstem Paşa'dan 3.Selim'e ; Fuzuli'den Nedim'den Namık Kemal'e garip bir kadro, garip bir koro... Osmanlı ruh coğrafyasının en büyük mimarı olan tasavvuf ve mutasavvıflara sadece Galip Dede ve Galata Mevlevihanesi ekseninde değinilip geçilmesi herhalde yazarın aşkın aşkın yönlerine uzaklığıyla paralel bir hal olmalı. Oysa Mecnun'un aşk-ı beşeriden aşk-ı ilahiye vardırdığı yolunu anlatacak o kadar örnek var ki; Osmanlı ruh aleminde; yaz-yaz bitmez. Sonuç olarak kitab, roman kurgusu ile başarısız, ulaştığı satış rakamıyla başarılı sayılabilecek bir çalışma olarak kütüphanelerin bir köşesinde kalacak. Bu vesile ile muhafazakar okura seslenen yayınevlerinde bir "penpe dizi" haline gelmekte olan adında "aşk" geçen kitab yayınında görülen artışa "mim" koymak gerek. Bunun öncüsü olarak bu kitabı kabul etmek yanlış olmaz. İskender Pala'nın aynı üslubla -ortalama okur için sözlükler gerektirse bile-, dünden bugüne aktarılması gereken öykülerden yola çıkmış, daha ayakları yere basan eserler yazması dileklerimle. Ancak lütfen bu yeni kitabların kapağında "aşk" kelimesi geçmesin!