Sevgi özcan
Umduğunu bulamamk buna denir herhalde. Mavi Tüy'den sonra böylesine sıkıcı bir kitapla karşılaşmak benim diğer Richard Bach kitaplarını okuma fikrimi biraz değiştirdi diyebilirim. Sanki basit bir aşk hikayesini basit bir felsefeyle yazmaktan öte bir kitap değildi. Ancak Bir'i de zevkle okuduktan sonra rahatlasam da Pırpır, Uzak diye bir yer yok, Aklım nereye gidiyor, Güvenlikten kaçış benim Bach'ın her kitabına -Paulo Coelho'nunkinde olduğu gibi- bayılmayacağımı gösterdi. Benim için Richard Bach Mavi Tüy ve Martı Livingstone'dan ibaret. Tabi herzaman dediğim gibi zevk meselesi ben denedim siz de deneyin. En fazla biraz zaman ve biraz da paranızdan olursunuz.