Esra Demir
Kitapkurdu
Neden susmadan sessizce yaşanmaz yalnızlıklar? Neden iç dünyalar sesli haykırışlarla gündeme gelir ki? Durmak bilmez düşüncelerde susmak gerek belki? Mİ?Yeraltına süpürülmeye çalışılan hislerle mi mevcuttur yalnızlık? İtilmişlik midir itilebilirliğe müsade tanımak mıdır bunları yaşatan? Yeraltı dünyasından belki hiç bir zaman yer üstü dünyasına çıkmaması gereken sıkıntılar ve buhranlar felsefi anlatımla boğulmanın eşiğinde gezdiriyor.evet belki bunalım adamı olduğunu bilip okunmalı ya da ihtiyatlı olunmalı denebilir ama bunalımlarla yaşayan siz olsanız da dile gelmelere yine de kızarsınız..önceleri kendisinin dahi anlamadığı felsefi abuk subuk konuşmalar ileride kısa bir romana dönüşerek zehir akıtmak işlemi görecektir. Kendi yalanlarını itiraf edecektir..hem de karşımızda kendi kendine yalan söylemeler sonrası..”danışıklı inanmalar” ne derece idare edecektir bir hayatı bilinmez ama şu da bir gerçektir ki insanın kendisine her zaman “doğru” olması ruh çöküntüsüne kayışlar sağlar.biraz yalan biraz gerçek..ama sadece kendine..öyle derin düşlere dalar ki gerçek olsa o kadar haz alamaz dersiniz..sevmeyi manevi üstünlük ve ve zulmetmek olarak niteleyen adam..sevdiğimiz kendimizi hırpalama hakkını bize bahşediyor diyen adam bir de..olumsuz ne fikir varsa bu adamın tabiatından doğma adeta..yeraltından insana dair notlar bekleyenler üzgünüm beklentiler genelde olduğu gibi burda da gerçekleşmiyor..söylemeden geçemeyeceğim bunalım adamım diyor ki “normal adamların ahmak olmadığı ne malum” sadece bu cümle için bile okunabilir:) iyi okumalar..