MuaLLiM_74
Kitapkurdu
Kitap yalın bir anlatıma sahip. Çehovvari bir sadelikle hikayeler birbiri ardına akıp giderken okuyucu da her yeni hikayeyle birlikte bir insanın yaşamına dokunuyor, tanık oluyor ve hikayenin bitimiyle birlikte onu bir tarlanın ortasında, bir köy kahvesinde ya da bir sokakta bırakıp yeni birine çeviriyor bakışını. Öykülerde doğunun kar altındaki kentleri, ıssız yolları, soğuk köy geceleri, sis altında bembeyaz ovaları anlatılmış. Düşmanlıkları, ayrılıkları kalemiyle deşmiş ve insan sevgisini yücelten toplumsal gerçekçi bir anlatı yakalamış yazar. Ancak yazar, kitapta her ne kadar doğuyu, Anadolu'yu anlatıyor olsa da kullandığı İstanbul Türkçe'si metinleri (özellikle de diyalogları çok bariz şekilde) yapay hale getirmiş. Bu nedenle örneğin Yaşar Kemal'in hikayelerinde hissedilen bu toprağın kokusu, tadı bu kitapta tam manasıyla oluşturulamamış. Yine de rahat okunan, dinlendiren bir eser olmuş.