bu hasret bizim...
Kitabı okurken adeta bir vestern filmi canlanıyor gözünüzde. Amerika çölünün uçsuz bucaksız sarı sıcak manzarası, uçuşan toprakları, jeanlere yapışan tozlar, sıcaktan nemlenen suratlar... Konu olarak o dönemki bir aile üzerinden işçilerin yaşadıkları sıkıntılar ve yaşama tutunma mücadeleleri anlatılıyor. Bunca sıkıntıyla birlikte bir ailenin de ayakta kalma çabası, açlığa, yokluğa, yersiz yurtsuzluğa rağmen, aile olarak kalmanın insana ne kadar güç verdiğini, zorlu şartların insanları nasıl da bir araya getirdiğini anlatıyor. Son olarak anne karakterini sevdiğimi söylemeliyim. Kitaba çok şey katıyor. Herkesin okuması gereken bir eser.