hlycln
Kitapkurdu
Çiçek Adası’nda geçen günleri okuyoruz..Yalnız adı biraz yanıltıcı olabilir.. Çöp kamyonlarının gelip çöpleri yığdığı, onları ayrıştıran insanların barakalarda yaşadığı bir yer burası. Elit mahallerin çöpleri için kavga edilen, ailelerin şafaktan gün batımına dek çalıştığı. Çünkü o kadar çok çöp var ki ayrışması gereken.. . Hwang Sok Yong, büyük cümleler kurmadan iki çocuğun gözünden anlatıyor bu Çiçek Adasını.. Saçkıran ve Pörtlek. İsimleri var elbet ama kim kullanır ki~ Gereği var mı isimlerin bu yerde? . Bir yandan misyonerlik ve Amerika etkisindeki Kore’yi görüyoruz, diğer yandan evrensel bir tabakalaşmayı: Tüketen ve tüketenlerin altında ezilenleri~ . Yazarın okuduğum diğer eseri Prenses Bari de bir bu kadar etkileyiciydi. Orada yurtsuzluktu canımı yakan bu eserde ise yurdunda yaşayıp yurtsuz bırakılmak..Çalışabilmek için yaşını büyütmek, çocuğunu doyurabilmek için bir erkeğin sözlerini emir bellemek.