Caprioo
Kitapkurdu
Perec’i ilk kez okuyorum. Hem dertleriyle hem de üslubuyla ısıran bir adam. Yaşamın ve varoluşun kılcal damarlarında dolaşıyor. Yalnızlığa, boşluğa, mutsuzluğa dair çok güzel pasajları var. Kitap iç içe geçmiş monologlarla ilerliyor. Ve gittikçe de acılaşan bir nescafe tadı bırakıyor damağınızda. Bir ara sıkılıp kendimi tavandaki çatlakları incelerken buldum. Fakat yanlış anlaşılmasın, güzel bir sıkılma bu. Bazı sıkılmaların gerekli olduğunu düşünürüm. Her ne kadar yorucu olsa da Fuentes’in Aura’sından beri ikinci tekil şahıs anlatımı -ki çok zordur- böylesine başarılı kullanan bir yazarla karşılaşmamıştım. Yaşam Kullanma Kılavuzu’nu okumak için sabırsızlanıyorum.