Abdullah Tosun
Kine bulanmış bir aşkın dramatik ve trajik sonu. Koca bir romanı üç beş kırık cümleyle özetlemek hem zor hem de haksızlıktır diye düşünüyorum. Kesinlikle okunası ve okunması gereken bir roman. Yıllarca biriken, biriktirilen kinin ne gibi felaketlere kapı açtığının enfes bir yorumu diyebiliriz. Büyük aşkların büyük nefretlere de kalbolacağını da görebiliyoruz romanda. Aşkların yıllarca süren 'uğultusu' olduğu gibi nefretin de, kinin de 'uğultusu' yıllarca sürebilir. Sonunda ne mi olur? Nefretin 'uğultusu' nice sineler, ocaklar söndürdükten sonra söner, ancak aşk ateşi er veya geç yeniden alevlenir. Aşkın kini, kinin aşkı büyüttüğü harika bir kitap. Tek handikap olarak zaman zaman değişen anlatıcının karışıklıklara sebebiyet vermesi ve yerel söyleyişlerin zor anlaşılır olması. Şunu da belirtmem gerekir ki Uğultulu Tepeler hem dil hem de isim ve muhteviyat açısından kesinlikle Rüzgarlı Bayır'dan daha nitelikli. Hatta diyebilirim ki Rüzgarlı Bayır'ı okuyanlar romanın tadına varamayabilirler. Çevirmene ve Nehir'e teşekkürler...