Bülbülü Öldürmek
Bülbülü Öldürmek Ürüne Git
hakanoksuz
Romandan uyarlama sinemaları hep merak etmişimdir. Genelde önce romanı okur ve sonra sinemasını seyrederim. Bülbülü Öldürmek filmini izlemeden önce gelenek olarak kitabını aldım. Hakkında çok methiye okumuştum. Pulitzer Ödülü alan birçok eleştirmeden önemli övgüler alan bir kitap. Ama kısmına sonra gelmek üzere kitaba değinmek lazım…

Küçük bir kızın ağzından anlatılan birinci tekil şahıs romanı. Anlatıcının birinci tekil şahıs olduğu romanlar bence zorlu romanlardır. Çünkü kahramanı her olayı okuyucuya aktarabilmek için her sahneye bir şekilde sokmak gerekiyor. Hele bu 7 yaşında bir çocuk olunca. Olaylara sokuşta başarısız diyemem ama 7 yaşında çocuğun gözünden aktardığı hikâyeler bazen komik kaçmış. O yaşta kıza yüklenen boyundan büyük bilgelik ve bir satır sonra o bilgeliğe yakışmayan çocukça satırları… Kesinlikle belirtmeliyim o kadar övgüyü ve Pulitzer’i hak ettiğini düşünmüyorum. Belki şöyle açıklamak lazım. Amerika’nın o dönemindeki en önemli toplumsal sorunun bir çocuk gözünden aktarılması açısından çekici gelmiş olmalı. Siyah beyaz ayrımı ve Amerikan toplumunun bu ayıbı böyle küçük şeylerde kapatacaklarını düşünmelerinden kaynaklanan bir ödüllendirme olması bence kuvvetle muhtemel. Çünkü anlatım açısından çok kaliteli demek zor.

Şunu da belirtmek lazım Atticus karakteri çok beğendim, güçlü bir karakter olmuş ve belkide bütün bu olumsuz eleştirileri biraz hafifletecek romanın isminin son sahnede hikâye ile muhteşem bütünleşmesi övgüye değer. Kesinlikle filmi daha başarılı diyebilirim.