Adem Artan
Kaşif
Ayşe Şasa aslında sadece kendisinin değil, bir neslin de değil, birkaç neslin dramını anlatıyor kendi otobiyografisinde. Dışarıdan bakılınca özenilen ışıltılı ve cafcaflı hayatların aslında ne kadar da kof ve sığ olduğunu onun otobiyografisini okuyunca daha iyi anlıyor insan. Bir taraftan Batı'ya körü körüne gönül veren, diğer taraftan geleneğe ait son kırıntılarla Batılı gibi davranmaya müthiş tepki veren bir neslin evladı Ayşe Şasa.
Kitapta daha doğduğu andan itibaren gelenekten kopartılmaya başlanan, anadilinden önce "dadıdili"ni öğrenen, anlaşılmayan, anlaşılmak da istenmeyen; terkin, ikiyüzlülüğün en koyusunu yaşayıp bir uçtan başka bir uca savrulan, ağır mı ağır bedeller ödeyen; ama en sonunda huzura kavuşan bir hayat Ayşe Şasa'nınki. Yaşadıklarını bu kadar açık yüreklilikle ifade etmesinden çıkartılacak çok sonuç var aslında. Batılılaşma maceramızın çıkmazlarını bir insanın hayatı üzerinden çok çarpıcı olarak yansıtmış Ayşe Şasa. Kitabın inceliğinde onun yaşadıklarının, macerasının derinliği var. Birkaç saatte rahatlıkla okuyabileceğiniz bu kitapta pek çok satırın altını çizme ihtiyacı hissedeceksiniz. Bir nevi bireysel üzerinden sosyal ve kültürel bir tarih okuması. Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.