mustafakiransoy
Üstat
Bu kitapta 11 Eylül saldırıları sonrasında batılılar ve Amerikalıların İslâm ve onun kültürel değerlerine yönelik bakış açılarının derinliklerine inilmekte aslında bu olayla ortaya çıkan yargıların yeni ortaya çıkmış bir anlayış sistematiği doğurmamakta eski hafızalarda batının doğuya ve İslâm medeniyetine olan düşüncesini tekrar canlandırdığı ifadelerine yer verilmektedir.Kitap ünlü ve sömürgeciliği öven sözlerin alt yapısını oluşturan İngiliz şair Kipling'in '' Doğu doğudur, batı batıdır ve bu ikili hiçbir zaman bir araya gelmiyecektir; ta ki yer ve gök tanrının büyük kürsüsünde hazır bulunana kadar. '' sözüyle başlıyarak batının değer yargılarını ortaya koyarak anlatıma başlanılmıştır. Batının hep olaylara ben merkezli yaklaşımı doğuyu ve İslâmı ötekileştirmesi eserde sıkça yer verilen bir olgu. Kitaptaki bir bölümde Endülüs Emevi devleti döneminde üç kültüre ait insanların bir arada yaşamasının İslâm kültürü içerisinde mümkün olabildiği ancak bu devletin yıkılması ile bir arada yaşama kültürünün Hristiyan kültürünce ( batıca) ortadan kaldırıldığını anlatan bölüm bence okunması gerekli bölümlerden. Batı ve Hristiyan kültürünün Müslümanlara yönelik aşalıyıcı bakış açısının İslâm dininin hızla yayılması sebebiyle yaşanan öfkenin Hz. Peygamber'e ( s.a.v.) kötü yakıştırmalarda bulunmaları, İslâmın kutsal kitabını anlamaktan çok onu kendi çıkarlarına yönelik çalışmaları kitapta yeralmaktadır. Ayrıca kitapta yeralan II. Abdulhamit dönemi Amerika elçisine ait kısımda kitaba ilgi katmaktadır. Kitap küçük boyutlu ancak muhteva açısındangeniş ve okunmasını tavsiye edebileceğim bir kitap olmuştur. Yazara teşekkür ediyorum.