ecce_melo
Kitapkurdu
Oblomov yayınlandığı dönemde Rusya'da büyük ses getirmiş bir eser olmasına karşın büyük Rus yazın ustaları Dostoyevski ve Tolstoy'un eserlerinin çok gerisinde kalmıştır. Bu duruma şaşırmakla birlikte bilhassa batılıların Oblomov'u anlamamasına şaşırmıyorum. Zira kitabın önsözünde de belirtildiği gibi Oblomov batı dünyasının anlayabileceği bir karakter değildir. Nitekim Oblomov hayallerinin peşinden gitmek cesaretini kendinde bulamaz, bulsa dahi bu cesaret anlık bir hevestir onun için. Onun karakterinin şekillenişinde hiç kuşkusuz aile eğitiminin payı büyüktür ama onun hastalığı pek çoklarınca yanlış anlaşılmıştır. O tembel değildir sadece Oblomovdur.
Gonçarov kanaatimce şahane bir eser yazmıştır, bilhassa Oblomov'un rüyasının anlatıldığı Oblomovka tasviri pek bir mükemmeldir, sizi alır o diyarlara götürür. Doğanın sert kışlara engin denizlere ve uçurumlara yer vermediği Oblomovka sıcacık yapısıyla içinizi ısıtır.
Kitabı ilk okuduğumda Ştolz'dan nefret etmiştim, Oblomov'un ona olan sonsuz sevgisini yadırgamış hatta ona kızmıştım. Ama şimdi anlıyorum ki Oblomovkalı Eflatunun doğasında havasını soluduğu, suyunu içtiği Oblomovka'nın o naif yapısı olmayacaktı da ne olacaktı.
Sonuç olarak diyebilirim ki Oblomov başucu eserimdir. Her satırında kendimden birşeyler bulduğum, bir kitap okudum hayatım değişti diyebileceğim kitaptır.