Elvan Bilgin
Hani aklımıza bir şey gelir, birden bire ayağa kalkar amaçsızca dönüp dururuz. Hani bir sağa bir sola dönüp durur ya da alabildiğine uzun bir yol da istikamet belirlemeden kararsız atomlar gibi yürürürüz. Bizi ayağa kaldıran, yürüten, sanki tekerleği biz icat etmişiz hissi uyandırıp kafamız da şimşekler çaktırıp, beynimizde ki nöronları sağa sola zıplatan, çarptıran şey, aklımız da çözülmeyi bekleyen bir bilmece ya da sakinleşmeyi arzulayan bir zihinden başkası değildir.