Dr. Şerefettin Güler
Kitapkurdu
Don Hikayeleri bolşevik ihtilali esnasında beyazlar ve kızıllar arasında geçen bir güç ve hayat kavgasını konu alan bir kitap. Hikayelerin tamamı böyle. Ve inanılmaz bir canilik var hikayelerin kahramanlarında. Köylüler hep biraz fesat. İnsana Nurettin Topçu'nun Taşralı kitabını hatırlatıyor. Ama bundan 90-100 yıl önceyi konu alan bu hikayelerde bile çiftlik sahibi birini çalıştıracağı zaman mukavele imzalaması gerekiyor. Aksi takdirde baya yüklü bir ceza ödemek zorunda kalıyorlar. Artı reşit olmayan birini çalıştırınca da ceza yiyorsunuz. Doğrusu biz hala sözleşme kültürüne geçebilmiş değiliz. Çok yazık doğrusu. Ama hikayeler kesinlikle çok karamsar. Çok ürkütücü ve de hayatın sadece bir kısmına ışık tutmuş. Ama demekki boşuna nobel vermiyorlar adamı yormayan okutan bir özelliği de var.