msoydogan
Cümle kapısının arkasında bir tarih anlatılıyor. Hapishanelere içerden ve dışardan nasıl bakıldığı anlatılıyor. Din adına yapılan işler sonucunda içeri girenler için bir okul, medrese-i Yusufiye olarak adlandırılırken, eleşetiri neticesinde mağdur olanlar için bir yazma odası gibi görünüyor. Kitabın başlangıcında Mevlananın anlatılması benim için hoş bir olgu oldu. Sadece dört duvarın değil de insan için diğer zamanlarda da içerisinde hapsolabileceği yerler olduğu anlatılıyor. Tarihi bir akış içerisinde süregelen anlatımda en dikkat çeken noktanın, islamiyette hapishanenin en son nokta olarak ve yakın tarihe kadar pek yer almaması. Diğer dinlerde ise daha fazla gündeme gelen ve isimleri ile meşhur olan yerlerden bahsedilmekte. Bence kimsenin düşmesini istemediğimiz ama gereksinim duyulanda bir yerlerdir.