Ergenekon'un Çöküşü
Ergenekon'un Çöküşü Ürüne Git
KY-138843
Ağustos 2007’de piyasaya çıkan eser için o dönem burun büküldüğünü belirtiyor yazar. Kitabı bugün okuyan biri olarak bende burun büküyorum. Çünkü kitapta bahsedilenler, Ocak 2008’de operasyon başlatılarak Türkiye gündemine Ergenekon davası olarak giren iddiaları içeriyor. Burun kıvırma sebebim de tam bu noktada açığa çıkıyor. Zihni Çakır bu çok gizli bilgilere nasıl ulaşmıştır? Kitapta Ergenekon yapılanması ile ilgili bilgileri kamuoyuna sızdırabilecek kişilerin örgüt tarafından öldürüldüğünü belirten bir yazar nasıl oluyor da devlet operasyon başlatmadan kısa bir süre önce bu iddiaları korkmadan servis edebiliyor? Bunu gazetecilik cesareti olarak açıklamaya çalışırsanız yazarın bu seri dışında geçmiş yıllarda kaleme aldığı bir kitap yok! Yani neresinden bakarsanız bakın Türkiye’de Ergenekon davasından önce kamuoyunu alıştırmak için yazdırılmış bir eserden öteye gidememiş eser. Kitapta anlatılanların birçoğuna biz Susurluk kazasından beridir aşinayız. Yani eserde yazılanların doğruluk payı var. Ancak benim itirazım, birilerinin kalemşörlüğüne soyunulmuş hissinin çok ağır basması. Yazarın kendisinin bile yıllarca içinde olduğu Türkeli gazetesi ve Taner Ünal ile olan yakın ilişkileri yıllar sonra bu kitap içinde Taner Ünal’ı çok ağır dille eleştirmesi çok düşündürücü. Yıllarca beraber olup kitabında belirttiği Taner Ünal’ın kirli ilişkilerine bizzat tanıklık etmiş olan Zihni Çakır’a, “madem Taner Ünal bu kadar kötü biriydi, neden yıllarca yanında çalıştın” diye soruyorum. Neresinden bakarsanız bakın konu olarak doğru bilgiler içerse de aşırı derecede hükümet (AKP) yanlısı bir kitap okudum. İkincisini de okuyacağım ama genel fikrimin değişeceğini sanmıyorum.