karaademmm
Bilge
Arka kapak yazısında Thoma Mann’a ait bir ifade yer almakta: “ Bozkırkurdu’nun deneysel cesaret anlamında Ulysses’ten aşağı kalmayan bir yapıt olduğunu söylemeye gerek var mı? Bozkırkurdu, okumanın ne demek olduğunu uzun zamandır ilk kez hatırlattı bana. “ • Tam anlamıyla bu hissi bırakacak sizlerde Bozkırkurdu. • 1927 tarihli Hesse eseri. Öncelikle kendisine yabancı kahramanımız Harry Haller. Onun üzerinden ‘parçalanmış, bölünmüş kişilik’ nedir bunları okuyoruz. Aynı zamanda öğreniyoruz da. • Kendisi de bir dönem psikolojik tedavi gören Hesse’den “yaşamı kaçıranlara, ona geç kalanlara, tutunamayanlara, herkese veya her şeye yabancı olanlara“ dair bir başyapıt. • Aslında çok şey yazmak istiyorum; ama aynı zamanda yazamıyorum da. Farklı; ama okuyucuyu kitabın derinliklerine çekecek bir kurguyla başlayıp devam ediyor eser. • Yorulacaksınız çok fazla yorulacaksınız. Bir kez okumak asla ve asla yetmeyecek. Özellikle ilk okumadan sonraki okumalarınızda altını çizmekten de yorulacaksınız.