Özgür Balmumcu
Kitapkurdu
HER ŞEY BİZİM ELİMİZDE OLABİLİR Mİ?
Öyle veya böyle bir "kişisel gelişim" kitabı var okuyucunun karşısında. Özellikle The Secret ile hiç hoş olmayan bir okuma deneyimi yaşayanlar (mesela ben) bu kitaptan uzak durmak isteyebilir. Çünkü temelde savunulan fikir her ikisinde de aynı. Bir farkla...Tanrılar Okulu savunduğu düşünceyi ortaya koyarken bunu bir felsefi düşünce akımıyla desteklemeye çalışıyor. Daha derli toplu, daha okunabilir, daha ciddi... Yani The Secret gibi bir balon yok ortada. Ancak bütün bu olumlu işaretler okuma deneyimini kolaylaştırmıyor. Şu güne kadar iki kitabı okurken çok zorlandım: Biri Savaş ve Barış diğeri de bu! Belki çevirisi kötüydü, bilmiyorum. Şimdi yeni bir yayınevinden yeni bir çevirmenle çıktı; belki o daha iyidir. Lakin ortada akmayan gitmeyen bir metin, daha önemlisi bir hikayesizlik durumu var. Yazar kişisel gelişime dair düşüncelerini bir felsefe akımıyla desteklerken aynı zamanda da bu süreci bir hikayenin içine yerleştirmek niyetinde. "Niyetinde" diyorum çünkü ortada amaca ulaşan bir sonuç yok, niyet olarak kalmış. Ayrıca yazar görüşlerini ortaya koyarken okuyucunun "Hadi canım ordan" demesini engellemek için bunu ilk ağızdan baş karakterine sürekli söylettirerek bir nevi okuyucunun muhtemel alaylarını ve itirazlarını engellemek istemiş. Ya da hemen kitap içinde cevaplayarak okuyucuyu yatıştırmak istemiş. Amacına ulaşmayan bir cinlik daha, en azından benim gözümde. "Sofi'nin Dünyası" nda olduğu gibi en ağır felsefi metinleri bile okutacak kadar iyi bir hikaye ya da kurgu yok ortada ne yazık ki. Ve bu belki de kitabın en ciddi sorunu. Kurgu umurumda değil bana düşünceler yeter diyorsanız ilginç bir deneyim olabilir. Özellikle de ölümsüzlük üzerine görüşlere sıra geldiğinde...