Abdullah Tosun
Ebuzer korkmaz, çekinmez; eğip bükmez söyleceklerini. Bu bir üslup hatası mıdır? Değildir; zira muhatabın zihni, kalbi delinmezinden ve ıslanmazından öyle bir kabuk bağlamış ki onu ancak Ebuzer uyandırabilir derin uykusundan. Ebuzer -mış gibi yaptıklarımızı yapmadığımızı ve yapmamamız gerekenleri yaptığımızı şamar gibi yüzümüze vuruyor. Ebuzer ''düz'' ve ''basit'' adam olduğundan kimseye eyvallahı olmadığından ''doğruları'' söyler, ''doğruları'' sever. Ah, insanlık! Ah, müslümanlık ve müslümanlar! Ah, samimiyet! Ah, riyakarlık! Ve ah, Ebuzer; gel de içimizde usul usul büyüyen urları, her iki dünyamızı mahvetmeden bizi uyar ve ''Doktor''a yönlendir.
Kabuk bağlayan ve nasırlaşan kalplerimizi aslına çevirmeye, evirmeye çalışan Ebuzerlerle arkadaş olma ve onların söz dinleyip aslına rücu eden muhatplarından olmak ümidiyle...