Abdullah Tosun
Ancak masallarda olabilecek ve karşılaşabileceğimiz ülkemiz gerçeklerinin enfes bir yorumu. Herhangi bir meziyeti olmayan ve ancak ulusal gururla kendini ifade edebilen zavallıların itinayla kaçması gereken bir kitap. Kendini bilen, insanı ve insanî vasıfları ve özgürlükleri her şeyin üstünde tutan aklı başında olanların da özenle okumaları gereken güzel bir kitap. Cellatla kurbanın aynı kaynaktan yetiştiğini görüyor ve irkiliyorsunuz. Yakın tarihimizin alışık olmadığımız ve çoğu zaman da öğrenmek istemediğimiz iğrenç yüzüyle karşılaşacak ve eğitim sisteminden başlayarak yeniden düşünmeye başlayacaksınız. Hayatımızın belli döneminde işkenceye tabi tutulduğumuzu öğrenip üzülürken diğer yandan azılı bir işkenceci olduğumuzu öğrenip irkiliyoruz. Doğruların yanlış, yanlışların doğru diye yutturulduğu bir zeminde sağlıklı bir yaşamın mümkün olmadığını kavrıyor ve ''ezberletilen'' doğruların peşine düşüyoruz. Ülkemizdeki ''yanlış doğruları'' atıp doğruları öğrenmek hayatının son demlerinde okumayı bilmediğinin farkına varan aydının düşeceği bir durum gibidir. Neden İşkenceci alfabemiz veya alfabeye götüren kılavuzumuz olmasın ki?