Abdullah Tosun
Akıl ''beşeri'' insan yapan önemli bir ''araçtır.'' Bu önemli araç insanı beşerden de beter hale de getirebilir.(Esfeli safilin) Akıl tek başına hareket ettiğinde dünyayı zifiri zindanlara çevirir. Aklın öncelikli görevi nakıs olduğunun idrakine varmak ve gönlün kılavuzluğuna başvurmaktır. Bunu yap(a)mayan akıl sahibini yazarın bahsettiği zindanlarda bir ömür boyu süründürür. İşin enteresan tarafı insanı zindana düşüren de zindandan kurtaran da aklın kendisinin olması. Zindandan çıkaran akıl gönülle iş birliği kurmak zorunluluğunu akleden akıldır. Şurası muhakkak ki laf, kelime çoğaldıkça anlam muğlaklaşıyor, müphemleşiyor; yazar hacim olarak kısacık kitapta bir hayatın, ömrün amacını ve kurtuluşunu muştuluyor. Zaten sade ve yalın olan hayat ve insan ''sonradan'' kalabalıklaşıyor.
Kitap hakkıyla anlaşıldığında zindanlarımız saraya dönebilir. Bu da ancak yine yazarın hitam'ül misk olsun diye kitabın sonunu bağladığı ''aşk''la mümkün olabilecektir. Aşkı tatmayan, anlamayan akıl ''kör ve topaldır.'' Aklı munis bir binek, sonsuz mutluluğa eriştiren bir mürşit yapan da yine ''aşk''tır. Bugün aşkı ayağa düşüren de ''aşk''tan bîhaber olan kuru akıldan başkası değildir.
Kitap mutlaka okunmalı; okunmalı ki nice zatların, ''Allah bizi insan eyleye!'' niyazı hakkıyla anlaşılsın ve zaman kaybetmeden insan olmak için yollara düşülsün. Muhabbetle...