fencihaka
puslu kıtalar atlasından sonra suskunları okurken kitabın sonunda nasıl bir fizik teorisine çıkacağını düşünmek gibi kötü bi önyargıya sahip oluşumdanhayal kırıklığına uğradım.. ancak hikayeyi bilerek ikinci okuyuşumda oktay anarın uslübu ve akıcı diline bırakınca kendimi hikaye daha etkileyici geldi ..