Adem Artan
Kaşif
Plevne müdafaası olanca çıplaklığıyla alabildiğine canlı, acı ve trajik bir şekilde dönemin savaş muhabirlerince anlatılmış. Kitapta altı çizilecek pek çok satır var. Gazi Osman Paşa kadar Ruslardan da General Skobelev'in dehası ve kahramanlığı göze çarpıyor. Dönemin Osmanlı ve Rus orduları hakkında bilgi verildiği gibi komutanların savaşta ne kadar belirleyici olduğunu bu iki generalin uygulamalarından öğreniyorsunuz. Plevne'nin tesliminden sonra Türk esirlerinin ve kaçan göçmenlerin yollarda yaşadıkları içler acısı dram insanın içini parçalıyor.
Kitabın en büyük eksikliği, harita ve dönemin resimleriyle yeterince desteklenmeyişi.
Savaşın ne kadar kanlı geçtiğini gösteren kitabın son cümlesini aynen aktarıyorum: "Montagu, 1879'da Bristol gazetesinden şöyle bir haber okudu: '30 ton insan kemiği Plevne'den Bristol limanına getirilmiştir.' Ufacık bir Balkan kasabasını ele geçirmek ve savunmak için hayatlarını verenler, İngiliz topraklarını gübrelemekte kullanılıyordu."