karockypasha
Kitapkurdu
kapağı kitapçıda görünce ilgimi baya çekmişti. sonra kitabı araştırdım ve aldım. Obsesif bir garsonun Avrupa’nın son yüz yıllık kırılmalarını Oslo'daki bir restoranın eşyaları ve müşterileri üzerinden hicivle resmetmesi bana biraz Tanpınar biraz da Atay’ı anımsattı. Garson “Büyük Avrupa” fikrine Anderson filmleri tadında eleştiriler getiren orijinal bir kurgu. tavsiye ederim