Dan Brown imzalı bu kitap, kurgusu ve yazım kalitesi ötesinde dayandığı belgesel zemin ile dikkati çekiyor. Hrıstiyanlığın temel öğretisi olan "tanrılaştırılmış" İsa öğretisini yerle bir eden yazar, kilse hiyerarşisinin temellerini de sarsıyor. Çok iddialı gelebilecek bu cümlelerimin kitabı okuduğunuzda az bile kaldığını kabul edeceksiniz. Hz. İsa'nın havarilerinden Maria Magdelana'nın aslında Hz. İsa'nın eşi olduğunu ve Hz. İsa'nın soyunun bu kadından dünyaya gelen çocuklar vasıtasıyla "kilise"nin İsa soyunu imha cinayetlerine rağmen bugüne kadar ulaştığını okumak benim için son derece çarpıcı oldu. Bu durum, "ilah" haline getirilen İsa Mesih'in tam da İslam öğretisinde olduğu gibi etten-kemikten bir "insan" olduğunu kanıtlıyor. Şimdiye kadar İslami çevrelerde "babasız" olarak bakire "Meryem"den dünyaya gelmesi ile tartışılan Hz. İsa'nın tevhid anlayışını sürdüren evladları olduğunu öğrenmek tüm Hrıstiyan ideolojisini kökünden yıkıyor. Katolik kilisesinin bu kitabın araştırma döneminde yazarın Vatikan arşivlerinde çalışmasına izin vermesi ise şaşılacak bir şey. Kitapta anlatılan radikal-nefse eziyeti esas alan Opus Dei organizasyonu da İslami zühd ve takvayı esas alan tasavvufi yolları anımsatıyor. Kitabda anlatılan tüm mekanların ayrıntılı fotoğraflarını içeren albumun de yer aldığı yazarın websitesini incelediğinizde eserin Batı Hrıstiyan dünyasında nasıl bir etki oluşturduğunu görmeniz mümkün olacaktır. ( bakınız http://www.danbrown.com ) Leonardo Da Vinci, İsaac Newton, Botticelli gibi cins sanat ve bilim adamlarının "teslis" gibi akıldışı bir öğretiye inanmadıklarını ve tevhidi İslam anlayışına yaklaştıklarını okumaktanm büyük bir keyif aldım. Kitabdan öğrenilecek o kadar çok şey var ki: Da Vinci'nin Son akşam yemeği tablosundaki sır, son Fransa Cumhurbaşkanlarından sosyalist Mitterand'ın "kutsal kase" tarikatı bağlısı olduğu, Louvre müzesinin önünde inşa edilen cam piramidin hikmeti, PHI (fi) -1.618- sayısındaki ilahi gizem... (Phi sayısının Leonardo Da Vinci'nin eserlerinde "insan"daki ilahi ölçülerin şifresi olan Phi sayısına sadakatini okurken "insan"ın yaratılışındaki muazzam sanatı anlamamak olur mu hiç?) Bu eseri okuduktan sonra Hz. İsa ve Hrıstiyanlık hakkındaki hemen tüm fikirleriniz değişecek. Bir de son yıllarda ülkemizin maneviyatına saldıran Hrıstiyan misyonerler karşısında bir müslüman olarak kendinizi çok güçlü hissedeceksiniz. Opus dei'nin kadın-erkek cinsinin audiovisual olarak ayrıştırıldığı New-York'daki görkemli merkezinin fotoğrafına bakarken "harem" uygulaması yüzünden yıllardır Osmanlı sultanlarına demediklerini bırakmayan özüne yabansılaşmış aydınalrımız acıyla hatırlamaktan kendimi alamadım. Bu kitabı okumak çok kolay şu sıralar tüm korsan tezgahlarında 3-5 milyona satılıyor. Fırsatı kaçırmayın, hem zihin egzersizi yapın, hem de muhteşem bir edebi esere tanık olun... en önemlisi de hayatının her safhası kayıt altına alınmış, tüm hayatı, tüm sözleri bize kadar iletilmiş ve yaşadığı mekanlar ortada olan Hz. Muhammed gibi bir örnek Rasul'ün ümmetine mensub olmanın zevkine varın. Bu zevke paha biçilir mi?