Ayhan Kaya
Nur Baba romanı ,Osmanlı İmparatorluğu'nda Türk sosyal yaşamının bir parçası olan bir bektaşi tekkesini anlatıyor.Bu roman ,bozulan bir tasavvufi anlayışın ,yıkılmasına sayılı zaman kalmış bir imparatorluktaki yerini ustalıkla çiziyor.Bektaşi düşünüşünün Rumeli'nin islamlaşmasındaki büyük etkisi düşünülürse 14. yüzyıl bektaşiliği ile son dönem Osmanlı bektaşiliği arasında nasıl derin bir uçurum oluştuğunu da bu romanda görebiliriz.Halasının vasıtasıyla tekkeye giren Nigar Hanım 'ın hüzünlü hikayesi ,bugün bile önemli dersler taşıyan kesitleriyle birçok okuyucuyu etkileyecektir.Dilinin ağır olmasına rağmen ,dipnotlarla desteklenen anlatım, okumayı kolaylaştırmıştır.Atatürk'ün bile zevkle okuyup , gerçek yaşamda olduğu düşünülen Nur Baba'yı görmek isteyişi ,bu romandaki gerçekçi derin çizginin en önemli göstergesidir.1922'de yazılan bu romanın bugün Türk inkilabınım gerekliliğinin anlaşılmasında da önem taşıdığını düşünüyorum.Salık veririm.