Recep Alan
Bir toplum cinsel yasaklardan ve baskılardan ne denli kurtulmuş olursa olsun,her yerde gizli yada açık genelevler vardır.Hele Amsterdam gibi bir liman kentinde genelevlerin bulunması çok doğaldır.Ne var ki bu mahalle iki nedenden ötürü beni çok tedirgin etti.Birinci neden kadınların bir kasap dükkanının cemâkanına kancalarla asılan et parçaları gibi,gözler önünde sergilenmesiydi.İkinci nedense birinciden çok daha fazla beni tedirgin ediyordu;satışa çıkarılan bütün kadınlar arasında kuzeyli tipli yani beyaz tenli sarı saçlı mavi gözlü bir tek kadın yoktu.Hepsi esmerdi.Bazıları kara tenli afrikalılar yada simsiyah saçlı çekik gözlü asyalılardı.Varlıklı Avrupanın kadınları değil üçüncü dünya ülkelerinin yada eski sömürgelerin zavallı yoksul kadınlarıydı satışa çıkarılanlar .Amsterdam kerhaneleri bu et ticaretini vitrinlerde sergilerken,ırkçılığın korkunçluğunu ve ekonomik düzenin çirkinliğini de gözler önüne seriyordu sanki.