Ozgur Savas
Kitabı yazarın Turkce'mize yeni cevrilen ancak Da Vinci Sifresi'nden daha sonra yazılmıs olan Melekler ve Seytanlar kitabından hemen sonra okudum. Her iki kitapta da en beğendiğim yön, kitapların gerçekten bizim bile kulağımıza gelmiş efsanelerin ya da bize öğretilen bazı şeylerin gerçek kökenleri hakkında, tarihin karanlık kısımları hakkında sürekli bir bilgi bombardımanına tutması ve bunu yaparken bilgileri bir olay örgüsü ve öykü düzeninde sunarak kesinlikle sıkmaması. Gerçekten bu kitabı ve Melekler ve Şeytanlar'ı okurken çok zevk almamın yanı sıra çok da şey öğrendim. Her iki kitabı da 2'şer günde bitirdim epey uykusuz kaldım çünkü elimden bırakamadım. Herkese taviye ederim. Bir hatırlatma; bu kitabın Melekler ve Şeytanlar'dan sonra okunması daha iyi olacaktır çünkü Da Vinci şifresi daha sonra yazıldığı için kitapta ilk kitaba çok da önem arzetmeyen atıflar var, daha önemli olan yazarın öykü akış biçimi daha net anlaşılabiliyor.