Jacob Shamsky
yine Diyarbakır Cezaevi, yine insanlık dışı işkenceler. bu romanda çok farklı bir işkenceyi anlatmış yazar, HADIM edilmeyi... kitap gayet sade bir dille yazılmış ama müthiş derece de duygu yüklü. Kitabı diğer Diyarbakır cezaevlerinin anlatan kitaplardan ayıran güzel yanı ise istatistiki bilgiler üzerinden gitmemiş olması, yok bu kadar adam öldürüldü, bu kadar kişiye işkence edildi...
kitapta bir alıntı;
"Ertesi gün içeri girer girmez ellerimi arkadan bağladılar, pantolon ve donumu indirip, coplarla hayalarıma vurmaya başladılar. Bu kez, ‘seni hadım edeceğiz’ dediler. Önce yavaş yavaş, sonra gittikçe hızlı vurmaya başladılar, sanki aletim önümden düşüyor gibiydi, bayılıncaya kadar vurmaya devam ettiler. Aradan ne kadar zaman geçti, bilmiyorum. Kendime geldiğimde, ıslak ve soğuk betonun üzerinde tir tir titriyordum, dişlerim zangırdıyordu. Sonra on, on iki gün boyunca uğramadılar ama hayalarımdaki sızı her geçen gün artıyor, sürekli kan işiyordum."
ve kitap bundan sonra şekilleniyor.
Kürtçe'den Türkçe'ye müthiş bir çeviri yapan Muhsin Kızılkaya'nın da ellerine sağlık...