meh_yalcin
Semerkant Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf’un ikinci romanıdır. Bilindiği gibi romanlarında tarihsel bir arka plan kullanan yazar bir tarihçi gibi araştırarak ve inceleyerek yazmaktadır. Bunun en güzel örneği “Arapların Gözü İle Haçlı Seferleri” kitabıdır. Semerkant’ta işte böyle Tarihsel bir arka planla kurgulanmış bir eserdir. Yazar dönem olarak Celaleddin Melikşah dönemini seçmiştir. Yaygın olan rivayetten yola çıkarak eserini kurgulamış, Titanik’e kadar giden bir roman yazmıştır. Rivayete göre Rubailerin ünlü şairi, celali takviminin mucidi Ömer Hayam; Alparslan ve Melikşah dönemlerinin ünlü veziri Nizam’ü-l Mülk ile Alamut kalesinin hakimi Tarihin bir gizem örgütü olan Assasian’ın (Haşşaşiler) “Büyük Da’isi” Hassan-ı Sabbah beraber okumuş arkadaşlardır. Birbirlerine söz verirler bir gün ünlü kişiler olacaklardır. Diğer ikisi kadar ünlü biri birisi olamayan Hasan Sabah Tarihin ilk Gizem örgütünü kurar. Bu arada Ömer Hayam Rubailerini yazmaktadır. Kitap devam ettikçe Rubailer Alamut Kalesine geçer, Moğolların istilası ile birlikte eser Moğollara geçer ve aradan geçen zaman içinde kitap Titanik’e kadar ulaşır. Titanikle birlikte sular altına gömülür. Amin Maalouf eserinde bu arka planı kullanır. Ama tarihsel gerçek böyle değildir. Söz gelimi Nizam ile Hayam arasında 35 yaş vardır ve beraber okudukları düşünülemez. Moğol istilası ile bir eser hariç hiçbir kitap kurtulamamıştır. Bu eserde Şergüzeşti Seyyidna(Hasan Sabah biyografisi)dır. Bu eser Güveyni tarafından alınıp eseri olan Tarih-i Cihangüşa’da Haşşaşiler bölümünde yer alır. Büyük yazar Amin Maalouf’un bu tarihsel dokuyu bilmediği düşünülemez. O sadece yaygın olan egzotik rivayetten yola çıkarak mükemmel bir eser yazmıştır. Tarihsel roman sevenlere heyacan verecek sürükleyici bir eserdir.